3 Kasım 2012 Cumartesi

ORİON TAKIM YILDIZI









Gökyüzünde hem güney hem de kuzey yarıküresinde bulunan ve bu sayede tüm dünyadan görülebilinen, oldukça parlak yıldızlardan oluşan dolayısıyla da kolay bulunabilinen takım yıldız. Avcının belirgin şekli dört belirgin yıldızdan oluşan boyu eninin iki katı kadar olan bir dikdörtgen ve bu dikdörtgenin merkezinde çapraz durmakta olan üç ayrı yıldızdır. Betelgeuse avcının sağ omzuna, Bellatrix sol omzuna, Rigel sol ayağına ve Saif de sağ ayağına denk gelir. Ortadaki üç çapraz yıldız (alttan üste sırayla Alnitak,Alnilam ve Mintaka) avcının kemerini (Orion kuşağı olarak da bilinir) oluşturur. Kuşağın altında bulunan M 42 bulutsusu (nebulası) avcının kılıcıdır. Heka adındaki avcının başını simgleyen kısım aslında üç daha sönük yıldızdan meydana gelir. Betelgeuse'un üstündeki yıldızlar avcının sag kolunu Bellattrix'den ötede olan yıldızlarda avcının kalkanını oluşturur.

Avcı kış ayları boyunca Türkiye'den rahatlıkla gözlemlenebilir. Avcıyı gözlemlemek isteyenler güney ufkuna bakmalıdır. Avcının yeri bulunulan aya göre güneybatı ile güneydoğu arasında değişir. Bünyesinde gökyüzünün en parlak yıldızlarından Rigel (7. en parlak yıldız) ve Betelgeuse (10. en parlak yıldız) bulunur. Avcının komşuları Boğa, İkizler, Eranus nehri, Tavşan takımyıldızlarıdır.

Orionun Mitolojik öyküsü

Orion, oldukça eski ve köklü bir takımyıldızıdır. Sümerler tarafından Uru-anna ya da cennetin ışığı olarak kabul edilirdi. Ayrıca büyük Sümer kahramanı Gilgamesh olarak da bilinir.
 

Mitolojiye göre Orion, deniz tanrısı Poseidon ve Girit kralı Minosun kızı Euryalenin oğludur. Orion oldukça iri cüsseli, dev sayılabilecek bir yapıya sahiptir ve çok güzel bir yüzü vardır. Babası Poseidon Oriona deniz üzerinde yürüyebilme becerisi vermiştir. Gökyüzünde Orion, bir elinde kırılmaz bir sopa, diğer elinde ise bir aslan derisi taşıyor olarak tasvir edilir. Orionun başı kadınlarla çok derde girmiştir. Kral Oinopionun (Şarap içici demek olan Oinopion, Dionysos ile Arianenin oğludur ve Sakız adası kralıdır. Adalılara kırmızı şarap yapmayı öğretmiştir) kızı Meropele kur yapmış, başarılı olamamıştır.

Ertesi gün fazla içki içerek sarhoş olmuş, bir hata yaparak Meropele saldırmaya kalkışmıştır. Bunun sonucunda Kral Oinopion, Orionun gözlerini kör etmiştir. Daha sonra Orion, demir tanrısı Hephaistosun çekiç seslerini dinleyerek ona ulaşmış ve ondan yardım istemiştir. Hephaistos ona dünyanın doğusuna gitmesini ve doğan güneşin iyileştirici ışınları yüzüne vurunca gözlerinin yeniden göreceğini söyler. Orion doğuya Lemnos adasına gider ve tekrar görme yeteneğini kazanır.

Mitolojiye göre Orion, bir akrep tarafından topuğundan sokularak öldürülmüştür. Burada akrep, Scorpio (Akrep) takımyıldızı olarak bilinir. Bazı öykülere göre akrep Yer tanrısı Gaia tarafından, bazılarında ise av ve Ay tanrıçası Artemis tarafından, yeryüzündeki hayvanların çoğunu avladığı için Orionu öldürmek üzere yollanmıştır. 

Başka bir masalda ise, Orionun av tanrıçası Artemise karşı uygunsuz davranışlarda bulunur. Bu yüzden akrebin, Artemis tarafından Orionu öldürmesi için yollandığı söylenmektedir. Orion ve Scorpio, gökyüzünde birbirlerine zıt yönlerde bulunurlar. Biri doğarken biri batmaktadır. Bu sayede onların bir daha savaşmasının engellendiğine inanılır.

Orion, akrep tarafından zehirlendikten sonra sağlık tanrısı Asclepius (Gökyüzünde Ophiuchus takımyıldızı olarak bilinir) tarafından tekrar yaşama döndürülür.

Orionun ölümü hakkında bir başka masal daha vardır. Orion ve av tanrıçası Artemis evlenmek üzere nişanlanmışlardır. Ancak Artemisin erkek kardeşi Apollon bu evliliğe karşı çıkmaktadır. Apollon, Artemise kötü bir oyun oynamıştır. Artemis çok iyi bir okçudur. Apollon bir gün Artemisle denizde çok uzakta görünen bir karaltıyı vurup vuramayağı konusunda iddiaya girmiştir. Artemis, tek atışta hedefi kolaylıkla vurmuştur. Ancak, vurduğu hedefin nişanlısı Orion olduğunu öğrenince acı içinde kalmıştır. Bu olaydan sonra Ay tanrıçası Artemis yaşama olan bağlılığını kaybetmiş ve içindeki acıyı dindirememiştir. Bu nedenle, Ay bu kadar soğuk ve hayat içermeyen cansız bir yerdir. Artemis, Orionun bedenini gümüşten yapılmış Ay arabasına koyarak kendi elleriyle gökyüzüne taşımıştır. Artemis nişanlısı Orionun yıldızlarının, bulunduğu bölgedeki en parlak yıldızlar olması için özel olarak karanlık bir bölge seçmiştir.

 
Orion Takım Yıldızı - Eski Mısır İlişkisi

Ejiptologlar ve arkeologlar, yıllardan beri piramitlerin yalnızca ve yalnızca firavun mezarı olduğunu iddia ediyorlar. Oysa, I.Ö 2500 dolayında, henüz tekerleği bile bulmadığı varsayılan bir ülkenin, bütün kaynaklarını kullanarak bu devasa yapıları yalnızca firavunlarına gösterişli mezar olsun diye yaptıklarına inanmak zor. Hele Giza’daki üç büyük piramitten söz edince, isler iyice “garip” hale geliyor.

1994 yılında Robert Bauval adlı Belçika asıllı, çocukluğu Mısır’da geçmiş bir mühendisin “Orion Mystery” adlı sansasyonel kitabı yayımlanana dek, dünyanın bu en gizemli üç anıtının niteliğine ilişkin ciddiye almaya değer bir teori atılmamıştı ortaya. Erich Von Daniken’in spekülatif ve fazla hayalci “uzaylı atalar” iddiası, ancak beylik UFO masallarına malzeme oluşturabilecek dayanaklara sahipti. Ejiptoloji ve ortodoks arkeolojinin “piramitler firavun mezarıdır” varsayımları, Mısır’da sonraki dönemde inşa edilen (ve asla Giza’daki 3 piramidin kalitesine erişemeyen) yapılarda “mezar” düşüncesini destekleyecek bulgulara ulaşıldığından ötürü epey sağlam görünüyordu. Aslında ne Khufu’nun, ne Khafre’nin ne de Menkaure’nin piramitlerinde mezar, mumya ya da cesede rastlanmıştı ama bu, yaygın inancı değiştirmiyordu.

1979 yılında Kahire’ye yaptığı bir gezi sırasında Robert Bauval, üç büyük piramidin sıralanışında bir gariplik farketti. İlk iki piramit köşegenlerinden birbirinin tam hizasına yerleştirildiği halde, daha küçük olan Menkaure’nin piramidi, hafifçe sola kaymış gibiydi. Bu muhteşem yapıları yaratabilecek ve ölçülerde asla şaşmayacak bir mimariye sahip olan Mısırlıların, üç piramidi ayni çizgi üzerine yerleştirmeyi başaramamış olduğunu düşünmek hiç akla yakın gelmiyordu doğrusu. Bauval, Misir kültürüne, özellikle de dinine meraklı biriydi. 
Bütün antik uygarlıklarda olduğu gibi eski Mısır’da da tapınakların belli yıldızlara göre hizalandığını, oriyentasyonlarının “gündönümü” ya da “ekinoks”lara yöneltilmiş olduğunu iyi bilirdi. Mısır’da en belirgin ve baskın kült, Osiris kültüydü ve bu tanrı, Orion takımyıldızıyla simgelenirdi.

Bauval bir gün gökyüzünü izlerken, Orion’un merkezindeki en önemli üç yıldızın, Alnilam, Alnitak ve Mintaka’nin, ayni Giza piramitlerinde olduğu gibi bir hiza sapmasına sahip olduğunu farketti: İlk iki büyük yıldız, Alnilam ve Alnitak doğru hizadaydı ama üçüncü ve en küçük yıldız olan Mintaka, hafifçe sola kaymıştı diğerlerine göre.

Bu bulgu, astronomi destekli yapılan gözlemlerle Giza piramitlerinin Orion Kuşağı olarak bilinen üç yıldızın yeryüzündeki kopyası olarak inşa edildiğini ortaya koyuyordu ve Mısır yıldız dinini bilenler için hiç de şaşırtıcı değildi. Mısırlılar, yeryüzünü ve yaşadıkları toprakları, gökyüzünün, yani ölümsüzlüğe eriştiklerinde ulaşacakları yerin bir kopyası olarak düşünürlerdi ve piramit metinlerinden dini yazıtlara dek her yerde bu vurgulanırdı. Nil, Samanyolu’na denk geliyordu Mısır yıldız kültünde. Samanyolu’nun çevresindeki özel bir gökyüzü alanı, eski Mısırlıların “Duat” diye adlandırdıkları “tanrıların mekanıydı; bunun yeryüzündeki kopyası da Nil’in batısına denk getirilmişti! Bauval’in bulgusunda şaşırtıcı olan şey çok daha başkaydı. Bu üç piramit I.Ö 2600 dolaylarında yapılmıştı ama, Orion yıldızının o tarihteki gökyüzü konumu, Giza’daki piramitlerin konumundan 45 derecelik bir sapma gösteriyordu.

Bauval, bir bilgisayar programı (SkyGlobe 3.2) yardımıyla, Orion ile piramitlerin bire bir ayni doğrultuya yerleştiği tarihi aradı ve karşısına I.Ö 10.500 tarihi çıktı! İşin ilginç yani, bu tarih Orion takımyıldızının presesyon döngüsünün en alt noktasına rastlıyordu.

Eski Mısır kültünde, “ilk başlangıç” olarak anılan bir dönem olduğunu biliyordu Bauval: “Zep Tepi” olarak adlandırılan bu dönem, Mısırlıların ülkelerinin tarihini anlatırken, “Mısır’ı tanrıların yönettiği mutlu dönem” diye söz ettikleri bir dilime de denk geliyordu. Binlerce yıl önceyi anlatıyordu bu sözcük. Acaba Mısırlılar piramitleri inşa ederken, çok eski bir dönemi anmak üzere, Orion’un I.Ö 10.500′deki yerleşimini mi seçmişlerdi master plan olarak?  
Bundan 4500 yıl önce, presesyon hesapları bile yapacak biçimde astronomi bilgisine nasıl sahip olmuşlardı? 
Yoksa bundan 12000 yıl önce var olan bir uygarlığın geride bıraktığı izleri mi görüyorduk Mısır’da? 
Robert Bauval, 1994′te yayımlanan “Orion Mystery” adli kitabında bu soruları sordu ve büyük sansasyon yarattı. Yanıtlarsa, hala araştırılmayı bekliyor.

İNSANLIĞIN ORİON TAKIMYILDIZIYLA 
KEŞİSEN TARİHİ

Orion Takımyıldızı, Ekvator bölgesinde, çıplak gözle bakıldığında dört tanesi dörtgen, Orion kuşağı denilen üç tanesi de bu dörtgen içinde eğik bir çizgi üzerine sıralanmış toplam yedi yıldızdan oluşur. İnsanlık tarihinin yolu, bu takımyıldızı ile bir çok kez kesişmiştir. Neredeyse ilk çağlardan beri her zaman Güneş, Ay, Merkür veya Venüs gibi gözümüzün önündeki gök cisimleri kadar insanlığın dikkatini çekmiştir.

Örneğin neden yapıldığı hala gizemini koruyan ve pek çok spekülasyona konu olan Güney Amerika'da ki Nazca çölünde yere kazınmış çok çeşitli dev figürlerden biri olan örümcek motifinin Orion Takımyıldızının yer küredeki temsili olduğu iddia edilmektedir.

Antik Yunan mitolojisine göre Orion, Poseidon'un oğludur. Her zaman köpeği ile gezen büyük bir avcıdır. Yakışıklılığı ve kadınlara düşkünlüğü ile ün salmıştır. Hera'yı kıskandıracak kadar güzel karısını kaybettikten sonra, misafir olduğu Oinopion'un kızı Merope'yi baştan çıkarmaya kalkışmıştı, Oinopion da bunun üzerine onu kör etti. Daha sonra Eos tarafından kaçırılan Orion'u, bakire tanrıça Artemis bir akrebe sokturarak öldürdü. Akrep, ödül olarak burçlar arasında yerini aldı. Orion'a gelince, o da gökyüzünün karşı yanında bir takım yıldız haline gelmiş; köpeği ise Sirius yıldızı olmuştur. Sirius'un aynı zamanda Köpek Yıldızı olarak da anılması bu sebepledir.

Bir başka coğrafya, Hindistan'da ise Orion Takımyıldızı Zaman-Adamı anlamına gelen Kal-Purush olarak bilinir.

Bu yıldız kümesinin en güçlü motif olarak kullanıldığı kültür, eski Mısır medeniyetidir. İnanışa göre Gök Tanrıçası Nut, Osiris ile Seth adlı iki erkek tanrıyla, İsis ve Nephthys adlı iki kardeşi dünyaya getirir. Osiris, hem tanrı hem de insan olduğu için Mısır'ın ilk kralı olmuş, kız kardeşi İsis de onun eşi olmuştur. Osiris iyi bir yönetimle, insanlara dini ve uygarlığın sanatlarını öğretmiş, Mısır'ı zenginleştirmiştir. Ancak, kralın kardeşi Seth bir komplo kurarak, onu öldürür. Vücudunu parça parça doğrar ve Mısır'ın dört bir yanına saçar. Bu sırada Osiris ve İsis'in tahta geçecek bir velihatları yoktu. Ancak İsis kendi sihir gücüyle kocasının vücudunun parçalarını gizlice toplar; bir araya getirip Osiris'in vücudunu yeniden oluşturur, böylece ilk mumyayı yapmış olur. Mısırlıların mumya kültürünün kaynağının bu olay olduğu bilim adamlarınca kabul edilir. İsis, yeniden hayata dönen Osiris ile cinsel ilişkiye girerek hamile kalır. Osiris, kendisi için geçici ve kısa süreli bu olaydan sonra, bir yıldız varlık haline dönüşür. İnanışa göre, Orion Takımyıldızı böyle oluşur.

Eski Mısırlıların Orion ile ilişkileri bununla sınırlı değildir. Örneğin Keops ve Kefren isimli dev piramitleri ile beraber bu piramitlerin tepe noktalarından geçen eksenden az kaçık şekilde inşa edilmiş küçük Mikerinos piramitleri de bu takımyıldız ile ilişkilendirilmektedir.
Bilindiği gibi en başta yer alan en büyük piramit Keops hakkındaki ididalar pek çoktur.
Yüzlerinin dört ana yönü göstermesi,
üzerinden geçen meridyenin dünya kara parçalarını tam ikiye ayırması, bunlardan yalnızca ikisidir.
Fakat bu üç piramide topluca bakılınca bu güne kadar gözden kaçan bir başka anlam ortaya çıkmıştır. Bunun için en sonda duran en küçük cüsseli Mikerinos piramiti yol göstermiştir. Antik Mısır tarihçilerinin, Mikerinos piramidini inşa eden firavunun bu piramidi başka bir yerde yapmak yerine neden bu iki dev piramidin yanında yaptırdığı konusundaki açıklamaları, soru işaretlerini kaldırmamaktadır. Çünkü bu piramit kendi başına alındığında hiç de küçük değildir, fakat diğer iki dev piramidin yanında cüceleşmektedir. Ayrıca inşa edilen zeminde hiç bir problem olmamasına rağmen, neden bu piramidin Keops ve Kefren piramitlerinin tepe noktalarından geçen eksenden az kaçık inşa edilmiş olması da karanlıkta kalan diğer bir konudur.
Belkide açıklama Orion takımyıldızının kendisidir. Orion takımyıldızı kuşağında iki tane parlak yıldız, bu iki yıldızı kesen eksenden az kaçık ve çok daha az parlak bir üçüncü yıldız yer alır. Piramilerin yerleşim planı ile bu yıldızların yerleşimi tamamen aynıdır. Ayrıca Mısır'ı ortadan ikiye bölen Nil Nehri ile gökyüzünü aynı şekilde ortadan ayıran Samanyolu, eski Mısır Gök dininde birbirleriyle ilişkilendirilmişlerdir. Ne ilginçtir ki Nil Nehri'nin bu piramitlere göre yeri ile Samanyolu'nun Orion takımyıldızına göre yeri aynı şekildedir. 
Giza'da bulunan bu üç piramit dışındaki bölgeler de yer alan diğer bazı piramitler ile takımyıldızın diğer üyelerinin yeryüzündeki temsilcileri tamamlanmaktadır.
Abu Ruwash'daki Nebka piramidi Orion'un sol ayağı olarak adlandırılan yıldızı, 
Zawyat Al Aryan'daki piramit ise Orion'un sağ omzunu simgelemektedir. 
Mısırlıların, bu takımyıldıza verdikleri önem rahatça görülebiliyor.

Ancak, Dünya ve Ay gibi gökyüzünde daha kolay izlenebilecek ve devirleri bir yıl veya bir ay gibi kısa dönmelerde ölçülebilen gök cisimleri varken neden antik uygarlıkların bu takım yıldıza merak sardıkları ve onun ile ilgili detaylı takvimler yaptıkları hakkında doyurucu bir cevap yoktur. Ancak, bu takım yıldızın, Antik medeniyetlerde bıraktığı izlerle ilgili bu yazıyı hazırlamak için arşiv karıştırırken, bir gazete kupürü dikkatimi çekti. Milliyet gazetesinin 1 Ağustos 1998 sayılı nüshasından kesilmişti. Bu kupürde; bilim adamlarının, hayatın temel taşlarını oluşturan moleküllerin Dünya'ya Orion nebulasından ulaştığına dair bir haber yer alıyordu. Bu haber, sizi bilmem ama antik uygarlıkların bu takım yıldıza neden merak sardıkları konusunda benim aklımı daha da karıştırdı…

GÖKYÜZÜNDE BİR AVCI: ORİON
Gökyüzünde en göze çarpan yıldız grublarından biri de Orion veya Avcı’dır. Uzun kış gecelerini aydınlatan, her zaman gökyüzünün en üstüne karşılık gelen başucu noktasına doğru (Zenit) olan yolun yaklaşık yarısında, düşey bir dikdörtgen şeklinde geniş bir yıldız kümesi olan Orion; hem astronomlar için doyurucu bir göz zevki sunmakta hemde astronomiye yeni başlayanlar için kolay bir hedef tahtası, diğer yıldızların ayırdedilmesi ve tanınması için yol gösterici bir harita niteliği taşımaktadır. Bu dikdörtgen 20 derece uzunlukta ve 12 derece genişliktedir. Merkez bölgesinde köşegensel bir çizgi üzerinde çok düzgün dizilmiş üç parlak yıldız bulunur. Sırasıyla soldan sağa Alnitak , Alninam ve Mintaka adını alan bu üç yıldız İnci dizisi olarakta bilinir. Mitolojide avcının belini ve kuşağını oluşturur.

Grek-Roma mitolojisinde, Orion çok tanınmış bir avcıdır ve kendisini öldüremeyeceği başka bir varlık olamayacağını iddia etmeye başlar. Buna çok kızan tanrıça Hera , onu sokması için bir akrep gönderir . Orion akrepi sopasıyla ezer , ama akrep, ölmeden önce Orion’u ısırmayı başarır ve tabiki akrebin öldürücü zehirine fazla uzun süre dayanamaz ve ölür. Bu olaya çok üzülen yedi kız kardeşler ağlamaya başlarlar. Bu haykırışlara fazla dayanamayan büyük tanrı Zeus Orionu ve Akrebi gökyüzüne yerleştirir. Fakat Orion akrebin iğnesinin tadını unutamamış olacak ki gökyüzünde sürekli ondan kaçar: Birisi doğarken diğeri batmaktadır.

Orion’un diğer önemli özelliği ise bize kış takımyıldızlarının yerlerini ve sınırlarını bulmamıza yardımcı olmasıdır.  
Orion’u birbütün olarak düşünürsek kuşağı oluşturan bir çizgi, bizi gökyüzünün en parlak yıldızı olan Sirius’sa ulaştırır.
Kuzey batıya yapacağımız uzatma , bizi Boğa takım yıldızının en parlak yıldızı Aldebaran’na götürür.
omuzundaki iki yıldızın doğrultusunda doğuya uzandığımızda ise Küçük köpek takım yıldızının en parlak yıldızı Prokyon’a erişiriz.
Orion’un en parlak yıldızı olan Rigel, 3′lü kuşak ve Betelgeus’tan geçen hat ise bizi İkizler burcunun parlak yıldızları Castor ve Pollux’a götürür.
Görüldüğü gibi Avcı takım yıldızı bize diğer Önemli yıldızları bulmada bir pusula gibi yol göstericidir.

Avcı, Ülker’le birlikte dünya edebiyatçılarının en çok iltifat ettikleri takım yıldızlardır. Mesela, Homeros’un Odysseia’sında Orion sık sık geçer. Mitoloji dışında da bir çok hikaye, roman, şiir ve diğer edebi ve sanatsal şekillerde, bu takım yıldızlara atıflarda bulunulur. Ayrıca, Avcı gök ekvatoruna yakım konumu nedeniyle iki yarım küredende görülür. Şimdi ise biraz takım yıldızın yıldızlarını tanımaya çalışalım. Kadın savaşçı, Amazon yıldızı olarak bilinen Belatriks Avcının bize göre sol omzunu oluşturur. Aynı yıldız arapçada Al-Cabbar olarak bilinir ve ikinci kadirden bir yıldızdır.
Bellatrix’in sağında sönük yıldızların oluşturduğu bir eğri vardır. Bu eğri kuzey güney yönünde uzanır.Avcı’nın kalkanı olarak adlandırılmışlardır. Sağ omuzundaki yıldız olan kırmızı renkli Betelgeus, gökyüzündeki yaşlı, kızıldev türü yıldızlara verilebilecek en güzel örnektir. Diğer taraftan Bettelgeus,oldukça yakın bir yıldız olup bizden yaklaşık 500 ışık yılı uzaklıktadır.

Bugün gördüğümüz ışığı ,ondan 500 yıl önce ayrılmıştır diyebiliriz. Bu güneşe çok yakın kızıldev, öylesine büyük bir yıldızdır ki ,Güneşin yerine koyarsak, Dünya dahil Mars’a kadar olan bütün gecegenleri içine albilecektir. Şimdi Avcının belinde duran ve onun kılıcını temsil eden diğer üç yıldıza dikkat edelim.Kılıç’ın ortasındaki ışıltı aslında bir yıldız olmayıp .Samanyolu içerisindeki muhteşem gaz ve toz bulutlarında biridir.İlk kez Hollanda’lı fizikçi olan Huygens tarafın dan keşfedilen bu bulutsu bizden yaklaşık 1500 ışık yılı uzaktadır. Devasa bir hidrojen bulutunun merkez bölgesinde oluşmuş yıldızlarca ısıtılması ve aydınlatılması ile görünür hale gelen bulutsunun 30 ışık yılı genişlikte olduğu, bazı yıldızların 2 milyon yıldan daha genç olduğu hesaplanmaktadır. Takımyıldız bölgesindeki diğer ilginç bir bulutsuda, kuşağın hemen solundaki Zeta Ori (( Ori) ve alnitak’ın hemen yanında en meşhur karanlık bulutsu olan Atbaşı bulutsusu (IC434) bulunmakta. Orion’un dörtgenin’nin sağ alt köşesind parlak mavi bir yıldız olan Rigel Avcı’nın dizini oluşturur yaklaşık 1000 ışık yılı uzaklıkta olup ışıması çok güçlüdür. Her saniyede güneşin 50 000 katı daha fazla ışık yayar.Rigel çok genç ve sıcak bir yıldızdır. Sıcaklığı 15 000 K olup yaydığı ışın mavi renk ağırlıklıdır.Avcının sol alt köşesinde ise Saif (Arapça kılıç anlamına gelir) bulunur.





ORİON TAKIM YILDIZINDAN BETELGEUSE GÜNEŞİMİZ Mİ OLACAK?
Bilimadamları, dev yıldız “Betelgeuse”un hızlı şekil değiştirmesinin bir süpernova patlamasının işareti olabileceğini belirtiliyor. Kimi uzmanlara göre eğer patlama olursa evrene güneşinkine yakın ışık yayılabilir.
Rusya Uzay Ajansı “Roskosmos”un internet sitesinde yer alan habere göre, Hawaii’deki Mauna Kea yanardağının zirvesinde bulunan Keck Teleskobu vasıtasıyla ulaşılan verileri değerlendiren bilimadamları, Betelgeuse’nin son 16 yılda kutuplarından basılarak daha önce sahip olduğu yuvarlak şeklini hızla kaybettiğinin gözlendiğini aktardı.

Bilimadamları, dev yıldızda meydana gelen bu değişikliklerin; aylar, hatta haftalar içerisinde Betelgeuse’nin süpernova’ya dönüşeceğinin işareti olabileceğini öne sürüyor.

Bazı bilimadamları, meydana gelecek patlamada yayılacak ışığın şiddetinin Ay’ın yansıttığı ışığa eşdeğer olacağını söylerken; kimi bilimadamları ise patlamanın çok daha parlak olacağını iddia ederek, Dünya’nın kısa süreliğine de olsa adeta iki “güneşi” olacağını savunuyor.

Patlamanın Dünya için tehlikeli olmadığını vurgulayan bilimadamları, patlama sonrasında oluşan zararlı parçacık dalgalarının yüzyıllarca sonra Yerküreye ulaşacağını belirtiyor.

‘BEYAZ GECELER’
Süpernova patlamasının 5-6 hafta süreceğini belirten bilimadamları, patlama zamanı yayılan ışık nedeniyle gezegenimizin bazı bölgelerinde, insanların “beyaz geceler”le tanışacağını (kutuplar ve yakınlarındaki aydınlık geceler), bazı bölgelerde ise gündüz aydınlığının 2-3 saat uzayacağını söylüyor.
NEBULA OLACAK
Patlamanın ardından Betelgeuse tamamen sönerek, insanlara bulutsu (Nebula) şeklinde görünecek.
YENGEÇ İKİ YIL PARLAMIŞTI
1054 yılında Çin ve Arap astronomlar tarafından kayıtlara alınan bir süpernova neticesinde oluşan Yengeç Bulutsusu (Crab Nebula), bize uzaklığının 6000 ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs’ten daha parlak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca da çıplak gözle izlenecek parlaklığa sahip olmuştu.

GÜNEŞİN BİN KATI
Yerküreye 500 ışık yılı uzaklıktaki Orion Takımyıldızı’nda yer alan dev Betelgeuse yıldızı, 4,5 milyar yaşındaki Güneş’e karşılık sadece birkaç milyon yaşında.
Güneş’in 1000 katı büyüklüğünde ve 100 bin katı parlaklığında olan Betelgeuse, Güneş Sistemi’nin merkezinde olsaydı büyüklüğüyle Merkür, Venüs ve Dünya’yı içine alarak Jüpiter’e dek uzanırdı.
Dev yıldızın yüzeyinde saptanan ortalama yüzey sıcaklığı, Güneş’in yüzey sıcaklığından 3 bin derece daha sıcak, 9 bin derece.
BİDE BÖYLE Bİ ŞEY BULDUM
 ORİON FETİH ÖRGÜTÜ
Bilinen şu ki, yeryüzündeki rahman ve şeytan'ın kapışması daha yeni değil. Tam aksine insan kendini bildi bileli bu devam etmektedir. Şeytan Allah'ın emrine karşı gelip Adem'e secdeye gelmemiştir ve Ademoğluna karşı bir kıskançlığa girmiş ve o'nun Allah'a karşı günahkar durumuna düşmesi için elinden gelen bütün kaynaklar ve varlığını ortaya koymuştur. Nefreti ve kini bugünlere kadar uzanmış, insanoğlunu her an bir kaos'a sürüklemek için and içmiştir. Tarih'te ve kutsal kitaplarımızda gördüğümüz gibi, insanoğlu savaş ve hastalıklardan ve kaos'tan kurtulamamışlardır. Bunun sebebi çok açık. Birçoğumuz şeytanı kötü bir melek olarak biliyoruz. Nasıl ki Allah'ın kulları yeryüzünde ve göklerde ona hizmet ederken, bir diğer yanda da, şeytan bizim bulunduğumuz galaksi içinde birçok varlığı kendine bağlamış ve onları kendine kulları yapmıştır. İnsan'ın bu kıyam dan negatif bir yoğunlukla çıkması için tüm varını ve kullarını devreye sokmuştur. Aşağıda Lusiferyan kaynaklı güçler ve dünyada ki kulları hakkında genişçe bilgi verilecektir.

Orion dünyamızdan 1500 ışık yılı uzakta olup , 13 ışık yılı büyüklüğündedir.Orion grubunu tanıyalım


Orionlar Lusiferyan grubunun çoğunluğunu oluşturan bir topluluktur. Onlar Orion Nebulası'ndan orijineler ama tüm Orion varlıklarını temsil etmiyorlar. Orionlar , Orion'dan bir grub, Sirius B'den kaynaklanan küçük bir grub ve diğer birkaç küçük negatif ırklar topluluğudur. Binlerce yıllardan beri yeryüzü üzerinde çeşitli ajendalar içinde olup, insanoğlunun devamlı manuple olması için programlar açmaktadırlar. Orion varlıkları genelde bilinen reptillian yani sürüngenimsi yaratıklardır. Onlar birçok galaksiden diğer varlıkları kendi kontrolleri altına almışlardır. Amaçları köleleştirmek ve sömürmek ve yok etmek. Vahşi, barbarik ve acımasız, donuk ve soğuk kanlıdırlar. Onlar kendine yönelik ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden lusiferyan varlıklardır. Seks ve korku onları besleyen önemli olgulardır. En çok korkudan beslenirler.


Griler üzerinde büyük etkileri olup onları hüküm altına almışlar ve onları kontrol edip amaçları doğrultusunda kullanmaktadırlar. Orion'un dünyadaki varlığı daha yeni değil. Onlar binlerce yıldır yeryüzünde ve galaksimizin çeşitli bölgelerinde konuşlanmışlar ve gayeleri için teknolojik imkanlarını hiç düşünmeden insanlar üzerinde kullanmışlardır. Orion geçen yüzyıl içinde , insanların yeryüzündeki kullandığı teknolojiyi manuple ederek, son zamanların en ileri adımlarını atmştır. Bu teknoljide ilerlemeler bir yana dünya hükümetleri üzerinde çok iyi geliştirdiği ve temelleştirdiği etkisine de dayanmaktadır. Bugün dünyamızda bulunan kendi çıkarları doğrultusunda yaşayan birçok multimilyarderleri kendine kilitlemiş ve onları kendine kul etmiştir. "İlluminati" diye bilinen grub bugün Orion'a akit vermiş ve Orion'un da gelişmiş teknolojisini kullanarak, birlikte insanlığın kaos'a sürüklenmesini sağlayıp, negatif deneyimler yaşamasına yol açarak sonunda kendisine kilitlemektedir. Bunun yanında dünya devletlerinin birçoğunda çok önemli politik,ekonomik ve askeri pozisyonları kendilerine bağlamışlardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz. CIA-NSA-DARPA-US AIRFORCE-US NAVY-US ARM FORCES-DOD-DHS-DNI-WALL STREET-MI5-MOSSAD AND SO ON.

 

Negatif gruplar Programları

Orion Gurubu ve bağlı Üniteleri 'Fethi Zulmani'yi gerçekleştirirken negatif tesirlerini çeşitli kollardan yayarak pozitif birimleri kendine çekip bağlamaktadır sonrada onları kilit altına almaktadır. 'Nefsi Zulmani'de diyebileceğimiz bu programlar humanoid biyo-kompütürünü hedef almıştır. Biyo-kompüter (Beyin) bir anten gibi verileni aldığı için Orion'un impulslarına gayet çok açık bir hedeftir aynı zamanda. Orion bu hedefleme için belirli guruplara ayrılmıştır. Bu gruplar Orentaktif, Naketaktif, Amenaktif, Zentaktif ve Pentaktif olarak bilinmektedir.


Orentaktif, birimlerin kibirlilik hallerini yaşatacak tesirler yayarak, o birimin kendini yüksek görerek, aşağıda gördüğü zümreyi kontrol altına alıp, onları köleleştirir. Bunlar tarihte lider olma halinde büyük toplulukları tesirleri altına alarak, dünya çapında birçok bildiğimiz kaoslara sebep vermişlerdir. Bunlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz. "Hitler, Napolyon, Nemrut, Yezit, Ramses, vs..."


Naketaktif ise bugün heryerde görebileceğimiz barbarlık ve zorbalık, zulüm hallerini yaşatan bir guruptur. Bunu haberlerde açıkça duyup görüyoruz. En yakın örneği ise Amerika'nın Guantanomo Hapishanesi'nde yaşanan zulümler. Barbarlık ve zorbalık gibi hallerin yaşanması için Naketaktif birimler üzerinde aşağıda belirttiğimiz araçlar aracılığı ile daha küçük yaşlardan programlar yaşatmaktadır. Vidyo oyunları, bazı müzikler, televizyon da yayınlanan şiddet içeren filim ve çizgi filimler bunu fazlasıyla başarmaktadır. Bunun yanında alkol ve uyuşturucu gibi biyo-kompütüre zarar veren maddelerde , o birimin kontrolden çıkıp bu tesirlere tamamen açık olmasını bunun hemen arkasına biyo-kompütürün negatif güçlerin tesiri altına girmesine sebep olarak, dejenere olup kilitlenmesini sağlamaktadır. Bu sırada bilinç bunun farkında değildir.


Amenaktif gurubu insan'ın en zaaf halini hedeflemiştir. Nefis ve şehvet birçoğunun zayıf olduğu haller, toplu halde yine aşağıda belirttiğimiz yollarla yaşatılmaktadır. Amenaktif teknolojinin ilerlemesini kendi avantajına kullanarak seksüel sapkınlığın ve benzeri deneyimlerin yaşanılmasını artık normal birşeymiş gibi göstermek istemektedir. Böylece bu hallerin yaşanılmasını arttırmak amacındadır ve bu amacına çok sinsice yavaşta olsa ulaşmaktadır. Artık televizyonlarda çıplaklık normal olmuştur. Amenaktif alıştırarak bunun normal olduğunu kabullendiriyor. Seksüel sapkınlık, ailelerin çöküşü demektir. Ailelerin çöküşü demek ise toplumun çöküşü demektir. Çünkü aile toplumun temelidir. Topluca ahlaki çöküş Amenaktifin yegane amacıdır.


Zentaktif ise şu an heryerde yaşanan bunalım halinden sorumludur. Bunalım, stres, depresyon ve birimin demoralize olması halleri elbette , o birimin illüzyona kapılmasında ki en büyük etkenlerden bir kaçıdır. Zira yaşamının amacını hep göz ardı edecek, yersel deneyimlerin fazlasıyla yaşanmasını sağlıyacak ve bir girdap'a düşecek. Maddesel yaşama yönelirken maneviyattan uzaklaşacak. Bu da Zentaktifin işine gelir. O birim eline düşmüştür ve Orentaktifin kontrolü altına geçmeye hazır kıvama getirilmiştir. Zentaktif Naketaktifin bazı deneyimlerini yaşatarak, maddi ve manevi sıkıntılarla bilincin bunalıma girmesini, stress ve depresyonu yaşayarak hayattaki konsantrasyonunu kaybetmesini sağlar. Bunun arkası zaten uçurumdur.


Pentaktif doğa üstü negatif güçlerin kullanılmasına yardımcı odaklardır. Bunlar bildiğimiz büyü, sihir, nazar ve faldır. Büyü ve sihir dünyamızda çok eski tarihlere dayanmaktadır. Zira Hz. İsa ve Musa zamanında bunlara çok tanık olundu, bu büyücüler Peygamberlerimize karşı kullanıldı. Orionun Afrikaya aşıladığı kara büyü yü bugün bilmeyen yok. Ne denli tehlikeli olduğunu herkes biliyor. Bu gibi nedenledirki zaten kutsal kitaplarımızda büyü, fal gibi şeyler yasaklanmıştır. Pentaktif bu güçlerin kullanılmasını sağlayarak insanlar arasında negatif olguların yaşanılmasını istemektedir. Ve hatta kendiside hazır kıvama gelmiş birçok birimi bu sayede kilitlemiştir.


Orion Teknolojik Etkinlik Sistemi


Günümüz teknolojisi aracılığıyla Orion gurubu çeşitli yöntemlerle insanları manuple etmesi artık çok kolay. Burada kullandığı bazı kanalları bulacaksınız.


TELEVİZYON

Hayat stili ve cinsellik üzerine ağır manuplasyon
Filimler ve eğlence programları ağır şekilde şiddet, uyuşturucu kullanımı, küfürlü sözler, uygunsuz davranış biçimleri, seks ve çıplaklık, alkol ve sigara kullanımı, silah kullanımı ve kumar sahneleri içermekte


Aşırı spor programları

Materyalist ve ırkçı reklamcılık ve şov programları

Kontrollü haber ve şov programları

Televizyon da zengin ve fakir arasında ki uçurum

Aşırı derecede sansür


Tamamen para yapma amaçlı kanallar

JERRY SPRINGER SHOW, SEX IN THE CITY, THE BOLD AND THE BEATIFUL , ALLY MCBEAL, OSBOURNES, THE BACHELOR, YOUNG AND RESTLESS, NEIGHBORS, HOME AND AWAY, QUEER AS FOLK, DAYS OF OUR LIVES, SOPRANOS, WHO WANTS TO BE A MILLIONAIRE, WHEEL OF FORTUNE, CATCH PHRASE, LOCATION LOCATION, AUCTION SQUAD, BACKYARD BLITZ, JUDGE JUDY, PASSIONS, LAS VEGAS, ENTERTAINMENT TONIGHT, DEAL OR NO DEAL, APPRENTICE, BIG BROTHER, KERRY ANNE, BERT NEWTON SHOW, AEROBICS OZ STYLE, GIRL TV, EXTREME MAKEOVER, WIFE SWAP, BODY WORKS, ALL POLICE SERIES, WAR MOVIES, ÇIPLAK SHOWLAR ..



MÜZİK

Rap - R&B - Pop Müzikleri

Heavy Metal Müziği

Milyonları kendine bağlayan bir araç

Beyin yıkama

Bilinç altı kullanılan gizli lirikler

Şarkılarda gizli, büyü için kullanılan lirikler

Tamamen para amaçlı

Toplulukları etkiliyen bazı Şarkıcılar; Eminem, Madonna, Christina Aqulaera, Britney Spears, Snoop Dog, Ice T, Dr. Dre, Kiss, Metallica



RADYO


Yoğun reklam

Yoğun manuple edebilen müzik yayınları

Çocuklardan gençlere ve yetişkinlere kadar, hayat tarzı, ilişkileri ve seks hayatlarını direk manuple eden programlar

Aşırı derecede spor programları

Sansür ve gizlilik

Tamamen para amaçlı


İNTERNET

Seks siteleri
Şiddet ve suç'a yönelik siteler

Irkçı ve terörizmi destekleyen siteler

Kumar ve benzeri aktiviteler

Aile içinde dejenere ve aile temelinin bozulmasına yol açan bazı sohbet kanalları

Aşırı reklam

En büyük para yapma araçlarından biri


VİDYO OYUNLARI

Şiddet ve barbarlığa ve suç'a teşvik etmesi
Ahlaksız ve edepsiz görüntüler, davranışlar ve aşırı küfür

Oyunlar çocuk ve gençleri çete, asker, katil, mafya, savaşçı olmaya teşvik ediyor

Psikolojik, ruhsal ve fiziksel bozukluklar

Çevreden izole olma

Yine başka bir para yapma aracı ve sadece bu amaçlı


KUMAR

Bağımlılık

Beyin kontrol ve beyin yıkama teknikleri

Stress ve depresyona, psikolojik etkiler, intihara, dengesizlik, kızgınlık ve şiddete ve aile içinde bir takım huzursuzluklar ve ayrılığa neden veriyor

En büyük para yapma aracı

- PİYANGO, LOTTO, AT YARIŞLARI, BAHİSLER, POKER MAKİNELERİ, KUMARHANELER VE GAZİNOLAR, İNTERNETTE KUMAR


ALKOL, SİGARA VE UYUŞTURUCU

Başlıca kronik hastalıklara sebep oluyor
Şiddetin en önde gelen sebeplerinden biri

Uyuşturucu ölümlere sebep oluyor, dengesizlik ve şiddete ve yıkıma götürüyor

Aile bağlarının kopuşuna ve aileden izole olmasına yol açıyor

En büyük para yapma araçlarından bir tanesi-tamamen para amaçlı

- BARHANE, MEYHANE, GECE KLÜPLERİ, ALKOLSATIŞ NOKTALARI


Sebep Etki Ve Sonuç


BİZ İNSANLAR STRES'E KARŞI ÇOK AÇIK VE ZAYIFIZ. BU BİZİM YAPIMIZDA, TABİATIMIZDA MEVCUT. STRES VE DEPRESYON, NEGATİF GRUPLAR TARAFINDAN BİZE KARŞI KULLANILAN ETKİLEYİCİ VE YIPRATICI BİR SİLAHTIR. ASLINDA BU SİLAH ASIRLARDIR KULLANILMIŞ BİZLERE KARŞI. NEGATİF BİRİMLER KENDİ YÖNTEMLERİYLE BELİRLİ PROGRAMLAR AÇARAK İSTEDİĞİ VARLIĞI YADA GRUBU STRES VE DEPRESYONA SÜRÜKLER VE SONUNDA DA KENDİ KO-ORDİNATLARINA BAĞLAR. ARTIK O BİRİM YA KİLİTLİDİR YADA ARTIK İNTİHARA MEYİLLİDİR. STRESİN BAŞINDA BAĞIMLILIK GELİR. STRES VE BAĞIMLILIK PARALELDİR. BİRBİRYLE ORANTILIDIR. BAĞIMLILIKTAN DOĞAN STRES VE DEPRESYONUN SONUÇLARI VAHİMDİR. AŞAĞIDAKİ TABLODAKİ GÖSTERİLDİĞİ GİBİ BAĞIMLILIKLARIN VE DEJENERE HAYAT STİLİNİN BİRLİKTE GETİRDİĞİ SONUÇ KÖTÜ OLABİLİYOR.


Alkol sigara => Kumar => Ekonomik kriz => Seks ve uyuşturucu => Psikolejik bozukluk şiddet ve suç =>İntihar ve ölüm


notlar:


ışık yılı: işık yılı, ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.


1 ışık yılı = işık hızı (km./sn.) x bir yıl (saniye cinsinden)


1 ışık yılı, 63.241 AU'ya (astronomik birim), ya da (9,460.530 x 10¹² km.) eşittir.


Alıntıdır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder